Pilot V8
Çift Taraflı Flying Probe Testinde Yenilikçi Dikey Mimari
Pilot V8, yatay sistemlerin getirdiği yapısal sınırlamaları ortadan kaldırarak çift taraflı flying probe test teknolojisinde önemli bir inovasyonu temsil etmektedir.
Sistemin sahip olduğu dikey mimari, UUT’nin (test edilen ünite) her iki yüzeyini eş zamanlı olarak problamak için en ideal çözümü sunmaktadır. Bu yapı, test süreçlerindeki hızı, hassasiyeti, güvenilirliği ve tekrarlanabilirliği güvence altına alırken, UUT testi için tüm mobil kaynakların eksiksiz bir biçimde kullanılabilmesini sağlar; böylece test verimliliğini ve operasyonel esnekliği artırır.
Entegre Test Kabiliyetleri:
Endüstriyel İzleme ve Endüstri 4.0’a Hazır Çözümler
Tüm PILOT test cihazları; akım emilimi, besleme voltajı, sıcaklık, ışık göstergeleri ve doğru çalışmayı doğrulamaya yarayan diğer parametreleri izlemek amacıyla Seica tarafından geliştirilen "4.0 ready" Endüstriyel İzleme çözümünü barındırmaktadır. Bu özellik, öngörücü bakımı güvence altına alırken sistemleri günümüzde yaşanmakta olan dördüncü sanayi devrimi standartlarıyla tam uyumlu hale getirmektedir.
PILOT flying probe test sistemleri, en yüksek test kalitesi seviyesini korurken zaman boyutunu optimize etmek üzere tasarlanmış son derece geniş bir çözüm yelpazesi sunmaktadır.
Flying Probe Testi’nin Avantajları
- Fikstür maliyetlerini ve zamanını ortadan kaldırır.
- Hızlı test programı geliştirme ve tasarım değişikliklerinin kolay entegrasyonu sağlar.
- Proses esnekliği sunar.
- Test noktaları bulunmasa bile devreye erişim imkanı tanır.
- Her türlü kart için programlanabilir, kontrollü probe teması sağlar.
- Tek bir test sisteminde entegre edilmiş farklı test çözümleri ve yaklaşımları barındırır.
- İçsel konumlandırma ve ölçüm hassasiyeti sunar.
Flying Probe Sistemlerinde Zaman Boyutu
Elektronik kartların ve modüllerin test edilmesinde zaman faktörü, test sürecinin verimliliği üzerinde çok yönlü bir etkiye sahiptir. Günümüzün son derece rekabetçi küresel pazarında kritik bir önem taşıyan ve nihai ürüne kazandırılan katma değerin belirlenmesinde bu faktör temel rol oynamaktadır.
Test programı geliştirme süresi, test yürütme süresi, dijital bileşen programlama süresi, taşıma süresi ve süreç yeterince izlenmediğinde kartların onarılması için harcanan zaman bu kapsamda değerlendirilmektedir. Tüm bu unsurlar, elektronik ürünlerin performans ve döngü süreleri açısından her geçen gün hızlanan teknolojik evriminin getirdiği zorluklarla birleştiğinde, zaman boyutunun denklemdeki en temel faktörlerden biri olduğu açıkça görülmektedir.
Flying Probe Test Ortamları
PILOT sistemleri; tipik olarak Üretim (Manufacturing), Onarım (Repair), Tersine Mühendislik (Reverse Engineering), Protipleme (Prototyping) ve Yeni Ürün Tanıtımı (NPI) ortamlarında uygulanmaktadır.
Tüm PILOT Serisi sistemlerde ortak olarak kullanılan Seica VIP platform yazılımı VIVA serisi; basit bir ICT işleminden fonksiyonel testlere, otomatik ve net odaklı testlerden sahadan dönen kartların verilerinin ve elektrik şemalarının yeniden oluşturulmasına kadar son derece çok yönlü bir test yaklaşımı sunmaktadır.
Üretim (Manufacturing): VIVA yazılımında yer alan gelişmiş test algoritmaları ve stratejileri, PILOT test cihazlarının hızlı ve yüksek performanslı üretim testleri gerçekleştirmesini sağlamaktadır. Optik kontrol, termal analiz, boundary scan, enerjili fonksiyonel test gibi entegre test teknolojileri ve on-board programming (OBP) gibi diğer süreçlerin sisteme dahil edilebilmesi, kullanıcıların çeşitli üretim aşamalarını optimize etmesine ve proses sürelerini kısaltmasına olanak tanımaktadır.
Onarım (Repair): Arızalı kartların teşhis edilmesinde, kartların kendi yapısal özelliklerine ve spesifik onarım durumlarına (üretim hataları, sahadan iadeler, onarım merkezleri vb.) bağlı olarak farklı gereksinimler ortaya çıkmaktadır. PILOT Serisi ürün grubu, tüm onarım senaryolarına yanıt vermek üzere geliştirilmiş kapsamlı bir araç setine sahiptir. Flying probe test yaklaşımının getirdiği esneklik sayesinde kullanıcılar, onarım süreçlerini ve sonuçlarını optimize etmek adına mevcut test tekniklerinin birini veya tamamını uygulayabilmektedir.
Tersine Mühendislik (Reverse Engineering): Sahadan gelen iade ürünlerin yönetilmesi günümüz endüstrisinde kalıcı bir gerekliliktir. Özellikle ulaşım, altyapı, iletişim ve savunma gibi sektörlerde, onarıma gelen ürünler genellikle eksiksiz dokümantasyonu, şemaları veya üretim verileri bulunmayan eski kartlardan oluşmaktadır. PILOT Serisi ürün grubunda yer alan çift taraflı çözümler, tersine mühendislik işlemlerini yürütmek için ideal bir yapı sunmakta ve onarılan kartın elektrik şemaları ile CAD verilerinin yeniden yapılandırılmasını sağlayan gerekli tüm yazılım araçlarını barındırmaktadır. Bu süreç, arıza tespitini ve onarımını kolaylaştırırken ürünün eski sistem desteği için ihtiyaç duyulan dokümantasyonun üretilmesine katkı sağlamaktadır.
Protipleme (Prototyping) ve Yeni Ürün Tanıtımı (NPI): PILOT Serisi donanım ve yazılımlarının sunduğu çok yönlülük sayesinde, prototiplerin test edilmesinden anında veri elde etmek mümkün hale gelmektedir. Bu durum, ön fikstürler veya test tezgahları hazırlamak için harcanan maliyet ve zamanın önüne geçerek minimum sürede maksimum hata kapsamı sağlamaktadır.
Flying Probe ve Endüstri 4.0
Verileri toplamak ve analiz etmek için gereken bilgi ve teknoloji, Endüstri 4.0 konseptinin temelini oluşturan üretim sürecinin başarılı bir şekilde dijitalleştirilmesinde kilit bir rol oynamaktadır. PILOT Serisi ürün grubu, belirlenen hedeflere ulaşmak amacıyla tescilli veya üçüncü taraf her türlü bilgi sisteminin entegre edilmesine olanak tanıyarak tüm Fabrika 4.0 senaryolarında uygulanabilecek yetenekleri sunmaktadır.
Flying Probe Testi: Neden ve Hangi Sistem?
Geçtiğimiz on yıl boyunca flying probe testleri gelişimini sürdürmüş ve günümüzde son derece geniş bir performans yelpazesi sunmaya başlamıştır. Bu durum, kullanıcıların en uygun mimariyi ve konfigürasyonu seçmesini zaman zaman karmaşık hale getirebilmektedir.
Yaklaşık 30 yıl önce, özellikle elektrik test mühendislerinin gösterdiği genel şüpheciliğin ortasında geliştirilen flying probe test sistemleri, günümüzde her türlü elektronik kartın test edilmesinde dünya çapında temel ve vazgeçilmez araçlar olarak kabul görmektedir. Flying probe test cihazlarının yıllar içinde elde ettiği önemli pazar payı, ürünlerinin kalitesini doğrulamak için gelişmiş araçlar arayan ve aynı zamanda pazarın getirdiği kısa ürün yaşam döngülerine uyum sağlamaya çalışan elektronik üreticilerinin esneklik ve maliyet tasarrufu taleplerinden kaynaklanmaktadır.
Flying probe test cihazlarına yönelik ilgiyi artıran ilk temel unsur, belirli bir kart türüne özel fikstür ihtiyacının bulunmamasıdır. Bu sayede, test edilecek ürünle birlikte işlevini yitirecek olan belirli bir bed of nails düzeneği kurma zorunluluğu ve buna bağlı tekrarlayan maliyetler ortadan kalkmaktadır. Bu özellik, bir flying probe sistemini geleneksel bed of nails in-circuit sistemlerine göre daha avantajlı kılan en büyük unsurlardan biri olmayı sürdürmektedir.
Yaklaşık on yıl önce flying probe sistemlerini başarıyla deneyimleyen ileri görüşlü kullanıcılar, bu sistemlerin yüksek potansiyelini fark ederek daha gelişmiş performanslar talep etmeye başlamışlardır. Bu durum, test sistemi üreticilerini; flying probe test cihazlarını yeni işlevlerle zenginleştirmek üzere yeni ölçüm, mekanik hareket ve yazılım teknolojilerinin araştırma ve geliştirmesine ciddi yatırımlar yapmaya yöneltmiştir. Gerçekleştirilen teknolojik çalışmalar, pasif bileşenlerin basit bir MDA testi için kullanılan flying probe test cihazlarını; hız, güvenilirlik, hata kapsamı ve test maliyeti açısından çok sayıda avantaj sunan fonksiyonel bir test platformuna dönüştürmüştür.
Bununla birlikte, uzun yıllar boyunca geliştirilerek olgun bir teknoloji haline gelen her ekipman türünde olduğu gibi, sunulan ürün seçeneklerinin çok geniş ve çeşitli olması son kullanıcıların karar verme sürecini zorlaştırabilmektedir. Günümüzde bir flying probe test sistemi satın almayı planlayanların, doğrudan kendi test gereksinimlerine bağlı olarak sistem mimarisi konusunda stratejik ve her zaman belirgin olmayan seçimler yapması gerekmektedir. En uygun mimariyi belirlemek için neyin ve nasıl test edileceğini öngörmek büyük önem taşımakla birlikte, seçimi doğru çözüme yönlendirecek birkaç net fikre sahip olmak genellikle yeterli olmaktadır.